Tarihe bakıldığında, ilk insandan bugüne, “yaşamak için yemek” kavramının öncelerine, emareler ilk insanların ot obur oldukları yönündedir. Avlanma başlayıncaya  kadar, yetiştirilme başlamadan önce, toplama evresi olduğu muhtemeldir. Yani, Tahıl ürünleri, beslenmede şimdi olduğundan çok daha önemliydi, ilk besin kaynaklarıydı.

Beslenme, açlık duygusunu bastırmak, karın doyurmak ya da canının çektiklerini yemek, içmek değildir. Vücudun yaşam döngüsü (büyüme, gelişme, sağlıklı ve uzun süre yaşama ) için  gerekli enerjinin sağlanması, hayatın devamı için en temel ihtiyaçlardan biridir. Dengeli beslenme ise enerjinin yanı sıra tüm besin ihtiyaçlarının yeteri kadar ve uygun zamanlarda alınmasıdır. Temel besin öğeleri, karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve minerallerdir. Günlük enerji ihtiyacımızın % 55 – 60’ı karbonhidratlardan, % 15 – 20’si proteinlerden, % 20 – 25’i yağlardan sağlanmalıdır.

Protein…

Vücudumuzda sudan sonra en fazla bulunan maddeler, yapıtaşlarıdır. Kemik ve kas oluşturmanın yanı sıra onarımlarını da yaparlar, sindirime yardımcı olurlar ve bağışıklık sistemini beslerler. Yetişkin bir insan vücudunun %16’sı proteinden oluşur. Temel olarak, et, su ürünleri ve fındık protein zenginleridir.

Günlük protein ihtiyacınızın, tamamını karşılamak için, Çıkın Çıkın Gelin!

Taze et diğer tüketim ürünlerinin aksine daha az makbul olandır. Çünkü taze et sert olur. Dinlendirilmiş et ise taze etin aksine daha sağlıklı, yumuşak ve lezzetlidir. İki çeşit dinlendirme sistemi vardır ve steak için en uygun olan Dry Aged ( Kuru Dinlendirme ) sistemidir. Diğer sistem ise Wet Aged ( Islak Dinlendirme ) sistemidir. Islak dinlendirme de steakler porsiyon haline getirilip vakum torbalarına konularak 2 – 3 haftalık bir süreç aralığında 2 – 4 derece de dinlendirilir.

Dry Age’de ise eti porsiyonlamadan karkas halinde 0 derece de özel Dry Age dolaplarında %80 nem oranında 28 – 30 gün aralığında dinlendiriyoruz. Dinlendirme sonrasında et hem daha yumuşak bir hal alıyor hem de daha lezzetli oluyor. Yumuşak olmasının nedeni dinlendirme sırasında etin içindeki enzimlerin etteki kas liflerini parçalayarak etin çiğnenmesini daha kolay hale getirmesi oluyor. Lezzetli olmasının nedeni ise dinlendirme sırasında protein molekullerinin parçalanıp amino asitlere dönüşmelerinden kaynaklanıyor.